hayatıma kastım mı var?
belki de hiçbir şey yok da, bu da benim yarım yamalak masallarımdan biri..
...
tüm dokunuşlarımda bir ironi, tüm yaşantım farklı farklı masallardan bir derleme sanki. imgelerden bir ağ içine saklıyorum kendimi; sakladıkça yalnızlaşıyor, yalnızlaştıkça hüzünleniyorum..
ve bu hüzün; sonbaharları getiriyor gözlerime. alelade düşen yapraklar gibi, sarsakça düşüyor bir iki yaprak gözlerimden.. olmadık bir zamanda salata kasesinin içine düşer gibi.. tüm büyüyü bozarcasına.. ve masada oturan kimse o yaprağı alıp usulca bir peçeteye sarmıyor.. kim bilir hangi kitabın içinde, bir gün apansız ortaya çıkmak üzere.. yüzümde belli belirsiz bir mahcubiyet, usulca alıp saklıyorum kimseler görmeden.. o güne ait kitabın yorgun sayfaları arasına yerleşene kadar huzurla misafirim oluyor. sonra.. bir gün apansız karşıma çıkıyor. bitmeyen sonbaharda ne yapsa ısıtamayan bir güneş gülümsüyor..
...
bundan haince zevk almaktan vazgeçemiyorum.
...
masalsı dokunuşları özlüyorum ya bir yerlerde..
gitgide masallaşıyor yaşadıklarım..
ama sonunda yine de yalnızım.. içimde kitapseverin son sayfada hissettiği o bilindik burukluk, son bir kez parmaklarımın arasına alıyorum kitabımı. doyasıya dokunuyorum.. sonra raftaki yerini alıyor, gözlerimi sıkıca yumup, o anları doya doya içime çekmek istercesine burnumu havaya kaldırana kadar.
...
düşünüyorum kırmızı gözlü tavşanla tanıştım mı hiç diye.
belki de tanıştım.. ama tanıştığımda ben de aynısını yaptım.
hepimiz masal istiyorum istemesine de; iş tavşanın arkasından deliğe atlamaya gelince ertesi günün mesaisini bahane ediyorum ben de..
bu yüzden benim için hiç durmuyor zaman.
bir suçum yok benim.
ben suç olarak görmüyorum bütün bunları.
yaşadığımız ve yaşattığımız her şeyin altında, gerisinde bir şeyler vardır ya hani...
benimkisi çok daha gerilerde belki de..
...
ya küçük prensesler olamadık, ya da yeteri kadar masal okuyamadık..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder